GeNeL HeRsEy

Biz daha iyisini yapana kadar en iyisi bu!..
 
AnasayfaPORTALTakvimSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 şeker portakalı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
darkleaf
Yeni Üye
Yeni Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 14
Kayıt tarihi : 16/04/10

MesajKonu: şeker portakalı   Salı 20 Nis. 2010, 18:48

Yaramazlığıyla tüm mahallede adından söz ettiren ve ailesinin kendisini daha fazla olay yaratmaması ve kendilerinin biraz daha rahat edebilmeleri için kendisini daha beş yaşında okula göndermelerinden şikayet eden Zeze, en çok sevdiği kardeşi olan Luis devamlı gezerdi.En çok gittikleri yerde hayvanat bahçesi ve civarıdır. Zaten insanın ailede biriyle daha çok ilgilendiğini ve bununda Luis olduğunu söylerdi. Ama abisi Totoca ile birlikte de gezerlerdi.Abisi Totoca ile en çok birlikte olduğu ailelerinden biridir.Totoca ona hayatı ve nesneleri tanıtır.

Zeze devamlı Edmundo dayısı ile görüşür ve ondan çok şey öğrenirdi. Ona göre o bir kültür abidesiydi. Her gittiğinde kendini geliştirmesi bakımından bayağı mesafe kat ediyordu.Ama abisi Totoca onu hiç sevmez,budalanın teki diyip dururdu. Noel yaklaşıyordu. Ve bütün şehirde Noel’in yaklaştığını gösteren olaylar gelişiyordu. Bütün dükkanlar daha canlı, daha farklıydı. Yalnız Zeze ailesinin maddi durumunun iyi olmaması nedeniyle bu heyecanı yaşayamıyordu. Bir kamyon dolusu oyuncak dağıtılacaktı. Bu oyuncaklardan alabilmeleri için oyuncakların dağıtıldığı ve çok mesafede bulunan bu yere gitmeleri gerekiyordu. Ve de kardeşiyle birlikte gittiler. Bu yere vardıklarında oyuncak kalmamıştı. Dolayısıyla Noel’i armağansız geçirdiler. Bu durumdan şikayetçi olan Zeze homurdanırken babası duydu. Babası bu olay üzerine bir köşeye çekilip çok üzüldüğü anlaşılırcasına oturdu. Zeze babasını orda olduğundan haberdar değildi. Kendisini affettirmek için boyacı sandığını kapıp para kazanmaya gitti ve babasına sigara getirdi.

Zeze’nin okumayı daha küçükken öğrenmesi ailesinde herkesi şaşırtmıştı. Zaten ilk başta herkes onun duyduklarını ezberlediğini sanıyordu. Okumayı bilmesi ve birazda onun yaramazlığından kurtulmak için onu okula kaydettirdiler. Okulda öğretmeninin en çok sevdiği öğrenci Zeze idi. Çok başarılıydı ve de çok sessizdi. Evde yaptığı yaramazlıkları okulda yapmıyordu.

Taşınacaklardı. Yeni evlerine gittiler. Gloria eve doğru koşmaya başladı ve hintkirazı ağacına sarılıp o ağacın onun olduğunu söyledi. Diğer kardeşi de aynı şeyi demir hindiye yaptı. Ve Zeze ‘ye de arkadaki küçük bir şeker portakalı fidanı vardı. Dikensiz olduğu için onu seçti. Ablası onun çok genç olduğunu ve küçük fidanın da onunla büyüyeceğini söyledi.

Zeze devamlı küçük fidanın yanına gidip kendi kendine konuşuyordu. Sonunda bu küçük fidan Zeze’nin sorularına cevap verdi. Bu olayda sonra Zeze devamlı fidanın yanına giderek onunla dertleşiyordu.

Zeze okula giderken arabaların arkasına takılarak “Yarasa? Dedikleri işi gerçekleştiriyorlardı. Yalnız, bir araç vardı ki hiç kimse yanaşamıyordu. Zeze bir gün bütün cesaretini toplayıp arabanın arkasına atladı, ama arabanın sahibi arabadan indi ve Zeze’yi fırçaladı. Zeze bu olaydan sonra daha da yarasa yapmaya cesaret edemedi.

Zeze yaptığı yaramazlıkların birisi sonucunda ayağını bir cam parçasıyla yarmıştı. Bunu fark eden O Portekizli adam ki Zeze’yi arabasına bindiği için fırçalamıştı hemen onu arabasına bindirip onu okula bıraktı. Daha sonraları sık sık buluşup arabayla gezmeye başladılar. Zeze bu Portekizli adamı çok sevmişti ve de çok samimi olmuştu. Hatta ondan ismini değiştirmesini istemişti.

Evde yaptığı yaramazlık sonucu babası ve ablası ağzı burnu kırılıncaya kadar dövdüler. Okulda kimse durumu anlamasın diye okula göndermediler. Bu yüzden Portekizli adamın da yanına gidemiyordu. Dünyada en çok sevdiği kişinin bu adam olduğunu düşünüyordu. Bu yüzden bu adamdan onun babası olmasını istiyordu.

Totoca paraya ihtiyacı olduğu için Zeze’ye gelip ondan para istedi. Ama Zeze ona para vermemeye kararlıydı. Totoca para verirse ona iki önemli şey söyleyeceğini söyledi. Şeker portakalı ağacının bulunduğu bahçenin yol için kullanılacağı ve dolayısıyla buradaki fidanların kesileceğini söyledi. Bir gün Zeze okulda öğretmenin sorduğu soruyu cevaplarken geç kalan arkadaşı içeri girdi. Portekizli adamın arabasının Mangaratiba adlı trenin altında kaldığını ve büzden kendisini geç kaldığını söyledi. Bunu duyan Zeze izin almadan olay yerine gitti ve gerçeği öğrendi. Hayatında en çok sevdiği adamı yani babası olmasını istediği kişiyi kaybetmişti. Totoca onu bir evin önünde otururken buldu. Ateşler içerisindeydi. Hemen eve götürdü. Evdekiler onun yine numara yaptığını sanıyorlardı. Daha sonra bunun gerçek olduğunu anladılar. Hiçbir şey yiyemiyor, hiçbir şey içemiyordu. Bütün mahalle onun ziyaretine gelerek onsuz mahallenin çok sıkıcı çok cansız olduğunu söylüyordu. Totoca ona kötü haber verdiğini ve bu yüzden kardeşinin bu hallere düştüğüne inanıyordu. Bu yüzden vicdan azabı çekiyordu.

Babası ünlü bir şirketin amirliğine atanmıştı. Zeze’yi karşısına alıp ona artık bu sefaletin bittiğini ve bundan sonra acı çekmeyeceğini söyledi. Ayrıca Şeker portakalı fidanının kesimini de ertelettiğini söyledi. Ama Zeze için şeker portakalı kesilmişti. Çünkü onun manevi babası Manuel Valaderes ölmüştü.Zeze'nin manevi babası hayatını kaybetmişti.[img][/img]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
şeker portakalı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
GeNeL HeRsEy :: Edebiyat Aşıkları :: Kitap-
Buraya geçin: